Araştırma Çıktıları | WoS | Scopus | TR-Dizin | PubMed

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.14719/1741

Browse

Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • PublicationOpen Access
    Çocuklarda hematopoetik kök hücrenakli
    (2014) Yeşilipek, Mehmet Akif; Bahçeşehir Üniversitesi
    Kemik iliği nakli günümüzde periferik kan ve göbek kordon kanının da kök hücre kaynağı olarak kullanılabilmesi nedeniyle hematopo- etik kök hücre nakli (HKHN) olarak adlandırılmaktadır. Çocuklarda hematolojik malinitelere ek olarak hemoglobinopatiler, immün ye- tersizlikler, kemik iliği yetersizlikleri ve doğuştan metabolik hastalık- lar gibi birçok hastalıkta kesin tedavi yöntemi olarak kullanılmakta- dır. Altta yatan hastalık dışında nakil sürecinde gelişen enfeksiyonlar ve graft versus host hastalığı prognozu etkileyen en önemli etmen- ler olarak sayılabilir. Bu yazıda kök hücre kaynakları, hazırlama te- davileri, çocuklarda HKHN endikasyonları ve nakil sonrası sorunlar konularında özet bilgiler verilmesi amaçlanmıştır. (Türk Ped Arş 2014, 49: 91-8)
  • PublicationOpen Access
    Yüksek Gradeli Gliomların Moleküler Biyolojisi
    (2017) Avşar, Timuçin; Kılıç, Türker; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi
    Yüksek gradeli tümörlerin tedavisi on yıllardır bilinmezlikler ve başarısızlıklarla dolu bir alan olmuş ve bu hastalığa pessimist bir bakış açısı yaratmıştır. Bu başarısızlığın en önemli nedeni tümör biyolojisini anlayamamış olmamızdır. Son on yıldaki moleküler biyolojik çalışmalar bu heterojen tümör grubunun tümör biyolojisini çok daha iyi anlamamızı sağlamıştır. Bu gelişmeler sonucunda ortaya konan moleküler belirteçler de bugün bu hastalığı etkin ve hızlı bir şekilde sınıflayabilmemizi sağlamıştır. Bu derlemede yüksek gradeli gliomlar konusundaki gelişmeler özetlenecektir. Yüksek gradeli gliomların Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2016 sınıflaması, farklı moleküler belirteçler özetlendikten sonra bunların tümör biyolojisindeki yeri anlatılacaktır. Yüksek gradeli gliomlar konusunda moleküler belirteçler farklı moleküler alt tipleri tanımlar. Bu alt tipler tümör biyolojisi açısından birbirlerinden farklılıklar gösterir. Yüksek gradeli gliomların biyolojisi konusundaki bilgimiz moleküler biyolojik teknikler sayesinde artmıştır.
  • PublicationOpen Access
    Tiroit cerrahisinde intraoperatif sinir monitorizasyonunun temel prensipleri ve standardizasyonu
    (2017) Uludağ, Mehmet; Kaya, Cemal; Aygün, Nurcihan; Tanal, Mert; İşgör, Adnan; Oba, Sibel; T.C. Sağlık Bakanlığı; T.C. Sağlık Bakanlığı; T.C. Sağlık Bakanlığı; T.C. Sağlık Bakanlığı; Bahçeşehir Üniversitesi; T.C. Sağlık Bakanlığı
    Tiroit cerrahisinde intraoperatif sinir monitorizasyonunun temel prensipleri ve standardizasyonuTiroit cerrahisi sonrası oluşan sesle ilgili problemler sık ve en önemli komplikasyonlardandır. Cerrahi sonrası hastanın ses ve solunum problemlerini minimalize edebilmek için hem reküren laringeal sinirin (RLS) hem de süperior laringeal sinirin eksternal dalının (SLSE) korunması gerekir. İntraoperatif nöromonitorizasyon (İONM) sinirin gözle görülmesine ek olarak ameliyat sırasında sinirin motor fonksiyonlarının dinamik olarak değerlendirilmesi temeline dayanan bir yöntemdir. Tiroit cerrahisinde İONM 50 yıl önce kullanılmaya başlanmış ve yüzey elektrotlu endotrakeal tüp ile İONM, amaca uygunluk, basitlik, noninvazif olma ve güvenlilik gibi nedenlerle standart uygulanan yöntem haline gelmiş olup, günümüzde tiroit cerrahisinde bu yöntem kullanılmaktadır. Tiroit cerrahisinde RLS ve SLSE için İONM kullanımı giderek artmaktadır. İONM'nin uygun kullanımı için hem anestezist hem cerrah için deneyim ve standardizasyonu şarttır. Bu bağlamda hem cerrahların hem de anestezistler için öğrenme eğrisi yaklaşık 50-100 arası olgudur. İONM hem RLS hem SLSE'nin bulunmasında ve fonksiyonel olarak değerlendirilmesinde önemli katkı sağlar. RLS monitorizasyonu monitorizasyon probu ile aralıklı veya vagusa uygulanan prob yardımı ile sürekli olarak uygulanabilir. RLS monitorizasyonunun standardizasyonu, preoperatif laringoskopi ile vokal kord muayenesi (L1), RLS diseksiyonu öncesi aynı taraf vagustan uyarı alınması (V1), RLS'nin trakeaozefageal olukta ilk bulunduğu noktada uyarılması (R1), diseksiyon bittikten sonra RLS'nin ortaya konduğu en proksimal noktasından uyarılması (R2), cerrahi alanda kanama kontrolü tamamlandıktan sonra vagusun uyarılması (V2), postoperatif laringoskopi ile vokal kord muayenesini (L2) içerir. V2 postoperatif vokal kord fonksiyonunu öngörmede en uygun testtir. RLS aralıklı İONM'sinde sadece sinirin probla uyarıldığı an ve sinirin uyarıldığı nokta distalinin fonksiyonu hakkında bilgi verir. Sürekli İONM ise RLS'nin vagustan ayrılmadan önce boyunda vagusa uygulanan probla yapılan devamlı uyarı sayesinde cerraha tiroidi diseke ederken RLS fonksiyonunun sürekli takip edilmesini sağlar. SLSE monitorizasyonunda primer olarak ameliyat sahasında bulunan ve SLSE'nin motor siniri olduğu krikotiroid kasın kasılması değerlendirilir. İONM hem RLS hem SLSE'nin bulunmasında ve fonksiyonel olarak değerlendirilmesinde önemli katkı sağlaması ile birlikte tiroidektomiye birçok açıdan katkı sağlayan ve tiroidektominin standartlarını arttıran bir yöntemdir