Araştırma Çıktıları | WoS | Scopus | TR-Dizin | PubMed

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.14719/1741

Browse

Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • PublicationOpen Access
    Kardiyovasküler Cerrahi Sonrası Gelişen Akut Böbrek Yetmezliğinin Tanısında Kullanılan Erken Dönem Belirteçler
    (2016) Erdoğan, Mustafa Bilge; Demirpençe, Özlem; Yıldırım, Mustafa; Bahçeşehir Üniversitesi; Sivas Cumhuriyet Üniversitesi; T.C. Sağlık Bakanlığı
    Kalp cerrahisinde en önemli postoperatif sorunlardan biri akut böbrek yetmezliğidir (ABY). Özellikle erken dönem gelişen ABY hasta mortalite ve morbiditesi üzerinde etkilidir. Rutinde kullanılan serum üre ve kreatinin değerlerinin böbrek hasarından 24-72 saat sonra yükselmesi nedeniyle, bir çok araştırmacı ABY'nin daha erken teşhis edilebilmesi için, yeni belirteçler araştırmaktadır. Bu çalışmanın amacı kalp cerrahisi sonrası gelişen ABY'nin erken tanısında kullanılabilecek biyobelirteçleri güncel literatür ışığında tartışmaktır
  • PublicationOpen Access
    Sağlık Hizmetleri Sunumunda İnovasyon
    (2016) Şengün, Haluk; Bahçeşehir Üniversitesi
    Bilgi çağında yaratıcılık ekonomisine geçişin simgesi haline gelen inovasyon, yeni yaklaşımların, teknolojilerin ve çalışma şekillerinin gelişim sürecidir. Bilgiyi kullanılabilir hale dönüştüren yaratıcı süreçlerin bütünüdür. İnsani ve finansal kaynaklarımızı en verimli şekilde harekete geçiren, \"dönüştüren ve değiştiren\", yaşam bilimlerindeki devrimi insanımızın ve insanlığın refahı için kullanan ve bilimin öncülüğünde ulusal ekonominin hızlandırıcı olan inovasyon ve destek sistemlerinin kurulması, verimli bir şekilde yürütülmesi için gerekli alt yapının ve denetimlerin sağlanması, ülkelere özgü çözümler içeren sektörel stratejilerin belirlenmesi, alanında uzun vadeli sürdürülebilir, tutarlı ve öngörülebilir politikalarla ilerlenmesi kaydıyla anlamlı olacaktır. Son yıllarda teknolojide yaşanan devrimsel gelişmeler, teşhis ve tedavi hizmetlerinin sunum şekline ve kalitesine etkileriyle sağlıkta önemli dönüşümlere sebep olmuştur. İnovatif uygulamaların en büyük kaynağı ve kullanıcılarından biri olan sağlık hizmetlerindeki konsept değişikliğinin Türkiye'deki ve dünyadaki durumu ve inovasyonun sağlık sektöründeki yeri ve önemi bütünsel bakış açısıyla sentezlenmiştir.
  • PublicationOpen Access
    KÜRESEL KAPİTALİZMİN TIBBA DOKUNUŞU: SAĞLIK TURİZMİ
    (2017) Yavuz, Melike; Bahçeşehir Üniversitesi
    1997'deki Asya durgunluğundan sonra bazı Güneydoğu Asya hastanelerinin hayatta kalma stratejisi olarak başlayan sağlık turizmi, bugün neredeyse tüm kıtaları kapsayan, bir milyar dolarlık küresel bir endüstri haline gelmiştir. Sağlık turizmi sağlık piyasasının kendine yeni pazarlar aradığı bir dönemde çevre kapitalist ülkelerin bir bölümü için bir ekonomik kalkınma stratejisi olarak, merkez kapitalist ülkeler içinse sağlık hizmetlerinin fahiş maliyetlerine ve artan bekleme listelerine geçici bir çözüm olarak piyasaya sunulmuştur. \"Yeni bir eşitsizlik\" biçimi olarak tanımlanan sağlık turizminin yükselişi, nitelikli sağlık çalışanlarının uygun kullanımı, mali kaynakların tahsisi ve sağlık hizmetlerinin dağılımı konusunda önemli sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Sağlık hizmetlerine erişim, maliyet ve kalite bakımından sosyal, kültürel ve ekonomik eşitsizlikleri derinleştirmektedir.
  • PublicationOpen Access
    Spiritüalizm ve Hemşirelik: Yoğun Bakım Hastalarında Spiritüel Bakımın Önemi Hastalarında Spiritüel Bakımın Önemi
    (2017) Çınar, Fadime; Eti Aslan, Fatma; İstanbul Beykent Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi
    İnsanın ilahi bir ruh ile ilişki araması olarak tanımlanan spiritüalite, bütüncül bakım felsefesinin vazgeçilmez boyutlarından biridir. Her insanın spiritüel bir boyutu vardır. Bu nedenle, yaşamı tehdit eden hastalık gibi olumsuz durumlarda, karşılanması gereken spiritüel gereksinimler ortaya çıkmaktadır. Yoğun bakım üniteleri bütüncül bakımın ön planda olduğu öz bakım gereksinimlerini karşılayamayan bireylere tedavi ve bakım girişimlerinin uygulandığı özellikli birimlerdir. Bu kliniklerde yatan hastaların aileleri ve yakın arkadaşları ile bir arada bulunamaması, rutin alışkanlıklarını yapamaması yalnızlık duygularının gelişmesine, yaşama anlam ve değer katan, inançlarının olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Yaşam kalitesinin azalmasına neden olan bu durum, yoğun bakım hastalarında spiritüel distres oluşumuna neden olarak manevi destek gereksinimini artırmaktadır. Bu nedenle, yoğun bakım ünitelerinde hastaların fiziksel ve psikolojik gereksinimleri ile birlikte spiritüel gereksinimlerinin de karşılanması gerekmektedir. Spiritüel gereksinimlerin karşılanması, bütüncül sağlık bakımının sağlanmasında önemlidir. Spiritüel bakım, varoluş krizi yaşayan yoğun bakım hastalarının hastalık ve neden olduğu sorunlarla baş etme ve yaşamı yeniden anlamlandırma yeteneğini artırmaktadır. Ancak, yoğun bakım hemşirelerinin bir çoğu hasta bireyin spiritüel boyutunu göz ardı etmekte ve temel bakım alanlarına entegre etmede yetersiz kalmaktadır. Bu derlemede, hemşirelik bakımının kritik önem taşıdığı yoğun bakım ünitelerinde, hasta bireyin spiritüel gereksinimlerinin belirlenmesinde ve karşılanmasında hemşirelerin sorumluluğunu literatür ışığında tartışmak amaçlandı
  • PublicationOpen Access
    Hastaların, ameliyat sonrası ağrı yönetimine ilişkin hemşirelik uygulamalarından memnuniyet düzeyleri: Bir sistematik derleme
    (2018) Bülbüloğlu, Semra; Seçginli, Selda; Kula Şahin, Sennur; Eti Aslan, Fatma; Bahçeşehir Üniversitesi; İstanbul Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi
    Amaç: Bu sistematik derlemede, hastaların ameliyat sonrası ağrı yönetimine ilişkin hemşirelik uygulamalarından memnuniyetdüzeylerini incelemek amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Konuyla ilgili Science Direct, Türk Medline, Psychinfo, Ovid, Prequest, Google Scholar ve Ulakbim Türk TıpDizini veritabanlarından 2005-2015 tarihleri arasında yayınlanmış çalışmalar incelenmiş ve alınma kriterlerine uyan 5 çalışmainceleme kapsamına alınmıştır. Çalışma kapsamına alınan makalelerin metodolojik kaliteleri Türkçe Joanna Briggs EnstitüsüMAStARI Kritik Değerlendirme aracı ile yapılmıştır. Veriler bu çalışma için geliştirilen standart bir veri özetleme formu kullanılaraközetlenmiş ve değerlendirilmiştir.Bulgular: Sistematik derleme kapsamına alınmış çalışmaların örneklem grubunu künt ve penetran travma geçirerek acil ünitesinealınmış hastalar (n=418), total diz protezi takılmış ortopedi ünitesinde yatan hastalar (n=120), batın ve göğüs bölgelerinden çeşitlinedenlerle opere edilmiş hastalar (n=559), kalp ameliyatı geçirmiş hastalar (n=52)oluşturmaktadır. Çalışmalarda en yüksek ağrı puanı7.20±1.95 (min-max: 0-10) olup, en yüksek memnuniyet düzeyi %100 olarak belirlenmiştir. Tüm çalışmalarda ameliyat sonrası ağrıyönetiminde sıklıkla farmakolojik yöntemlerin kullanıldığı ve hemşireler tarafından özellikle ilaç dışı uygulamaların ağrı yönetimindeyeterince kullanılmadığı, buna rağmen, hastaların memnuniyet düzeyinin çoğunlukla yüksek olduğu belirlenmiştir.Sonuç: Bu sistematik derlemede, son on yıldır ameliyat sonrası ağrı yönetimi için yapılan hemşirelik uygulamalarından hastamemnuniyetinin yüksek düzeyde olduğu ve ağrı yönetiminde önerilen ilaç dışı hemşirelik uygulamalarının yetersiz olduğunugösteren bilimsel kanıtlara ulaşılmıştır.
  • PublicationOpen Access
    Can Active Surveillance be an Alternative to Surgery in Papillary Thyroid Microcarcinoma?: The Current Situation Worldwide
    (2018) Aygün, Nurcihan; İşgör, Adnan; Uludağ, Mehmet Emin; Sağlık Bilimleri Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Sağlık Bilimleri Üniversitesi
    Papillary thyroid carcinoma is the most common endocrine malignancy. Papillary thyroid microcarcinomas (PTMCs) are tumorswith a size of ≤1 cm. The biological behavior of these tumors differs due to the presence of their aggressive features. The prognosisof PTMCs with high-risk features, such as clinical node metastasis, distant metastasis, and significant extrathyroidal extension tothe tracheal or recurrent laryngeal nerve invasion, is poor, even if a sufficient immediate surgery is performed at diagnosis. However,PTMCs without these aggressive features are low-risk tumors because of their indolent and slow growth behaviors. The increasein thyroid cancer incidence is mostly a result of overdiagnosis of small low-risk PTMCs with indolent clinical course. Despitethe sudden increase in thyroid cancer incidence worldwide, cancer mortality did not increase. Although the traditional treatmentstrategy for PTMC is immediate surgery at diagnosis, because of the rather low disease-specific mortality rate, low recurrence rate,and potential risk for postoperative complications, active surveillance has been proposed recently as an alternative option forPTMCs without invasion, metastasis, or cytological or molecular characteristics. The recent data support that active surveillanceof low-risk PTMC should be the initial treatment modality, because only a small percentage of low-risk PTMCs show signs of progression,and delayed surgery has not caused significant recurrence. However, recent management guidelines are shifting towardmore conservative treatments, such as active surveillance. Although there is an increase in the number of studies related to activesurveillance, prospective studies have been mostly from academic referral centers in Japan. The world still needs class 1 evidenceextended prospective studies originating from different geographic regions. Active surveillance may be a good alternative to immediatesurgery for appropriately selected patients with PTMC.
  • PublicationOpen Access
    Tip 1 Diyabet, Egzersiz ve Beslenme
    (2019) Ergün, Can; Kenger, Emre Batuhan; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi
    Diyabetli bireylerin tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz, yaşam tarzı değişikliklerinin temelini oluşturmaktadır. Egzersizin olası komplikasyonlarının önlenmesi için egzersiz öncesi, sırası ve sonrasında egzersizin tipi, süresi ve yoğunluğuna göre beslenme planının yapılmasıgerekmektedir. Egzersiz, fiziksel uygunluğu artırmak için yapılandırılmış ve tasarlanmış daha spesifik bir fiziksel aktivite şeklidir. Egzersizin kan şekeri kontrolünü iyileştirdiği, kardiyovaskülerrisk faktörlerini azalttığı, kilo kaybına katkıda bulunduğu ve kişilerin daha iyi hissetmesini sağladığı gösterilmiştir. Tip 1 diyabetli kişiler tarafından yapılan çeşitli egzersiz türlerine metabolik venöroendokrin tepkilerinin anlaşılması, uygun beslenme ve insülin yönetimi stratejilerinin belirlenmesi için gereklidir. Tip 1 diyabette, egzersize verilen glisemik cevaplar, insülinin uygulandığıyer, dolaşımdaki insülin miktarı, egzersiz öncesi kan glukoz konsantrasyonu, son öğün veya atıştırmanın bileşimi ve yoğunluğu ile faaliyetin süresi ile ilişkilidir. Egzersiz sırasında dolaşımdakiartan insülin konsantrasyonları, hepatik glukoz üretimine göre artan glukoz atılımını teşvik eder velipolizi geciktirebilir. Kasların bir yakıt olarak glukoza bağımlılığını artırmaktadır. Hipoglisemiçoğu hastada aerobik egzersize başladıktan yaklaşık 45 dk içerisinde gelişmektedir. Tip 1 diyabetlihem antrenmanlı hem de antrenmansız bireylerin, aerobik egzersize başlamadan önce karbonhidrat alımını arttırmaları veya insülin dozunu azaltmaları veya her ikisini de uygulamaları gerekmektedir. Diyabetli birçok birey için, tedavi planının en zor olan kısmı ne yiyeceğini belirlemek vebir yemek planını takip etmektir. Beslenme tedavisinin genel diyabet yönetiminde ayrılmaz birrolü vardır ve diyabetli her birey, kişiselleştirilmiş bir beslenme planının iş birliğine dayalı gelişimide dâhil olmak üzere sağlık ekibiyle birlikte eğitim, öz yönetim ve tedavi planlaması ile aktif olarak ilgilenmelidir.