Araştırma Çıktıları | WoS | Scopus | TR-Dizin | PubMed
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.14719/1741
Browse
67 results
Search Results
Publication Open Access A review article on philosophy education as a stimuli for early brain development(2020) Polat, Özgül; Akay, Dicle; Marmara Üniversitesi; Bahçeşehir ÜniversitesiThe studies examining the relationship between brain development and desired skills inaccordance with the needs emerging from the changing conditions of today have started to change.Although philosophy is a curriculum that becomes widespread with Children for Philosophy developed byMatthew Lipman in Turkey, it is not a curriculum that becomes widespread in preschool period, a periodthat brain development is on such important. In preschool period that is seen as the most importantperiod in terms of brain development, it is required that children are given the education that willpositively affect their neuroplasticity (the flexibility of brain neurons). When the importance ofphilosophy education programs in early years on children is considered, the importance of givingphilosophy education as a thinking skills education program positively affecting children’s thinking skillsat first and their skills in all developmental areas in preschool period, becoming widespread theseprograms and increasing the resources for these programs emerges. Therefore, this study was a reviewarticle prepared by the aim of emphasizing the importance of philosophy education in preschool periodas a stimuli for brain development, drawing attention to the importance of conducting these programsprevalently and systematically.Publication Open Access Örgütsel Sinizmin Örgütsel Bağlılık Üzerine Etkisinin İncelenmesi: Hekimlere Yönelik Bir Araştırma(2020) Koçoğlu Sazkaya, Merve; Terzi, Cansu; Marmara Üniversitesi; Bahçeşehir ÜniversitesiBu araştırmanın literatür bölümünde örgütsel sinizm ve örgütsel bağlılık kavramları, boyutları ve sonuçları konularıele alınmıştır. Örgütsel sinizmin örgütsel bağlılık üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılan bu çalışma İstanbul’dakamu ve özel hastanelerde çalışan 436 doktor üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucuna göre hekimlerinörgütsel sinizm algılarının örgütsel bağlılık üzerinde negatif yönlü etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu etkinin alt boyutlarıincelendiğinde de örgütsel sinizmin örgütsel bağlılığın alt boyutları olan duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı venormatif bağlılık üzerinde negatif yönlü etkisi olduğu tespit edilmiştir.Publication Open Access Anne tutumlarına yönelik psikoeğitimin çocukluk çağı obsesif kompulsif bozukluk semptomlarına etkisi(2020) Akıncı, Ecem; Mortan Sevi, Oya; T.C. Millî Eğitim Bakanlığı; Bahçeşehir ÜniversitesiAmaç: Çalışmanın öncelikli amacı Türk popülasyonunda anne tutumları ve çocukluk çağı eşik altı OKB belirtileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada, anne tutumları ile ilgili 8 seanslık psiko-eğitim çalışmasının etkililiğinin de incelenmesi amaçlamıştır. Yöntem: Örneklem, 8-10 yaş grubu çocuklar ve onların anneleri olmak üzere 97 çocuk-anne çiftinden oluşmuştur. Aile Hayatı Çocuk Yetiştirme Tutum Ölçeği, Leyton Obsesyon EnvanteriÇocuk Formu, Durumluk/Sürekli Kaygı Envanteri-Çocuk Formu ve Çocuklar için Depresyon Ölçeği ölçüm araçları olarak kullanılmıştır. İlk ölçümlerin ardından, 15 anne seçkisiz atama yöntemi ile psiko-eğitim (n=8) ve bekleme listesi-kontrol gruplarına (n=7) atanmıştır. Bulgular: Evlilik çatışması ve OKB semptomlarının şiddeti, OKB semptomları, ve sürekli kaygı semptomları, arasında pozitif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (sırasıyla, r=.23, r=.24 ve r=.24). Otoriter tutum ise sürekli kaygı belirtileri ile pozitif yönde anlamlı biçimde ilişkilidir (r=.25). Bulgular ayrıca, annelerin negatif tutumlarında (Z=-2.201, p=.028) istatistiksel olarak anlamlı değişim görüldüğünü ve son test ölçümlerinde anlamlı düzeyde azalmanın olduğunu göstermektedir. Psiko-eğitim sonrası OKB semptomları (Z=-2.366, p=.018) ve semptomların şiddetinde (Z=-2.371, p=.018) anlamlı değişim saptanmıştır. Sonuç: Evlilik çatışması, eşik altı OKB semptomlarıyla anlamlı derecede ilişkilidir. Evlilik çatışması ve otoriter tutum, sürekli kaygı belirtileriyle anlamlı derecede ilişkilidir. 8 haftalık psikoeğitim programının hem annelerin olumsuz tutumlarını hem de çocuklarda görülen eşik altı OKB semptomlarını azaltıcı etki gösterdiğini saptanmıştırPublication Open Access Problemli İnternet ve Akıllı Telefon Kullanımıyla İlişkili Psikolojik Etmenler(2020) Doğruyol, Burak; Aka Türküler, B.; Kalecik, Sezen; Altınbaş Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Tanımlanmamış KurumGünümüzde internet ve akıllı telefon kullanımı hayatımızın önemli bir parçası haline gelmiştir. İnternet ve akıllı telefon kullanımının olumlu tarafları olduğu kadar, bazı olumsuz tarafları da bulunmaktadır. Bu olumsuzluklar, literatürde internet ve akıllı telefon kullanımı olmak üzere iki ayrı başlık altında ve davranışsal bağımlılık bağlamında ele alınmıştır. Literatüre paralel olarak bu çalışmada, problemli internet ve akıllı telefon kullanımı ile farklı bağımlılık türleriyle bağlantılı olduğu gösterilen psikolojik etmenler arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Özellikle, duygu düzenleme, öz denetim, depresyon ve sosyal kaygı semptomları ve yenilik arayışının problemli internet ve akıllı telefon kullanımını yordayacağı düşünülmüştür. Çalışmaya 18 ile 66 yaş arasında (Ort. = 28.86, SS=9.72) 337 yetişkin katılmıştır. Sonuçlar, depresyon ve sosyal kaygı semptomları ile düşük öz denetimin problemli internet ve akıllı telefon kullanımını yordadığını, yenilik arayışının ise sadece problemli akıllı telefon kullanımını yordadığını göstermiştir. Bulgular ilgili yazın ışığında tartışılmış ve ileride yapılabilecek çalışmalar için öneride bulunulmuştur.Publication Open Access Çocukluk çağı travmaları ve bağlanma boyutları klinik olmayan örneklemdeki psikotik benzeri yaşantıları yordayabilir mi?(2020) Mortan Sevi, Oya; Ustamehmetoğlu, Feyzan; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir ÜniversitesiPsikoz benzeri yaşantılar toplumun sağlıklı kesiminde oldukça yaygındır ve klinik olarak tanı alınmadan da görülebilmektedir. Birçok araştırma psikotik benzeri yaşantıların çocukluk çağı travması veya bağlanma boyutları ile olan ilişkisini vurgulamıştır. Bu araştırmanın amacı çocukluk çağı travmasının beş alt boyutu (duygusal istismar, fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal ihmal ve fiziksel ihmal) ve bağlanmanın iki boyutu (benlik ve başkaları modeli) ile psikotik benzeri yaşantılarının üç alt boyutu (pozitif, negatif ve depresif) arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Ölçme araçları olarak Toplumda Psişik Yaşantılar Ölçeği, Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği ve İlişkiler Ölçeği kullanılmıştır. Çocukluk çağı travmasının ve bağlanma boyutlarının psikotik benzeri yaşantıları anlamlı şekilde yordayabileceği varsayılmıştır. Örneklem, 17-65 yaş arasında toplam 412 katılımcıdan oluşmaktadır. Çalışmanın sonuçları çocukluk travma puanları yüksek olan ve bağlanma boyutlarında (benlik ve başkaları modeli) düşük puan alan bireylerin psikotik benzeri yaşantı puanlarının yüksek olduğunu işaret etmektedir. Ayrıca yüksek duygusal istismar puanları ile bağlanma boyutlarında (benlik ve başkaları modeli) alınan düşük puanlar yüksek psikotik benzeri yaşantı puanlarını açıklayabilmektedir. Bulunan sonuçlar, önceki araştırmalar ışığında tartışılmış ve gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.Publication Open Access Kariyer Uyumu ve İyimserliğini Arttırmada Kariyer Yelkenlisi Modeline Dayalı Psiko-Eğitim Programının Etkililiği(2020) Demirtaş-Zorbaz, Selen; Mutlu, Tansu; Korkut Owen, Fidan; Arıcı Şahin, Fatma; Ankara Üniversitesi; Ankara Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Kastamonu ÜniversitesiAraştırmanın amacı Kariyer Yelkenlisi Modeli’ne dayalı olarak hazırlanan psiko-eğitim programının (KYMPP) işe geçişaşamasında olan üniversite öğrencilerinin kariyer uyumu ve iyimserliği üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanınçalışma grubu deney (n = 9), plasebo (n = 7) ve kontrol grupları (n = 10) toplam 26 üniversite öğrencisinden oluşmuş ve öntest son-test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubuna beş haftalık KYMPP uygulanmıştır. Plasebo grubundakikatılımcılarla beş haftalık zaman kullanımıyla ilgili etkinliklerden oluşan bir program gerçekleştirilmiş, kontrol grubuna iseherhangi bir işlem yapılmamıştır. Elde edilen sonuçlar uygulanan KYMPP’nin, deney grubundaki iş arama aşamasındakigençlerin kariyer uyumu ve iyimserlik düzeylerini arttırdığını göstermektedir. Bu bulguya göre KYMPP benzeri psikoeğitselprogramların işe geçiş aşamasındaki bireyler için yaygınlaştırılmasına yönelik çeşitli paydaşlara önerilerde bulunulmuştur.Publication Open Access Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Tükenmişlik ve Yabancılaşma Düzeylerinin Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi(2020) Balaban Dağal, Asude; Cengiz, Özge; Önder, Alev; Marmara Üniversitesi; Marmara Üniversitesi; Bahçeşehir ÜniversitesiBu araştırmada Okul Öncesi Eğitimi bölümünde öğrenim görmekte olan son sınıf öğrencilerin okul tükenmişliği ve okulayabancılaşma düzeylerini incelemek amaçlanmıştır. Örneklemi Okul Öncesi Eğitimi bölümünde öğrenim görmekte olan 300 öğrencioluşturmaktadır. Araştırmada veriler “Kişisel Bilgi Formu”, “Öğrenci Yabancılaşma Ölçeği” ve “Maslach Tükenmişlik EnvanteriÖğrenci Formu” kullanılarak elde edilmiştir. Son sınıftaki okul öncesi öğretmen adayları “orta” düzeyde okul tükenmişliği ve okulayabancılaşma yaşamaktadır. Sonuçlara bakıldığında, devlet üniversitelerinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin özelüniversitelerdekilere göre daha yüksek düzeyde duyarsızlaşma ve tükenme yaşadıkları görülmüştür. Öğrencilerin okulayabancılaşma düzeyleri üniversite türüne göre farklılık göstermemektedir. Mezun olunan lise türü değişkenine ait sonuçlarAnadolu öğretmen lisesi mezunlarının genel lise ve meslek lisesi mezunlarına göre daha fazla tükenmiş olduklarını, Anadolu lisesimezunlarının genel lise mezunlarına göre daha fazla yabancılaşmış olduklarını göstermektedir. Ayrıca Anadolu öğretmen lisesi veAnadolu lisesi mezunu öğrencilerin yabancılaşmanın alt boyutu olan anlamsızlık düzeyleri genel lise mezunlarına göre daha yüksekbulunmuştur. Eğitim alınan üniversite sayısına göre öğrencilerin okul tükenmişliği ve okula yabancılaşma düzeyleri farklılıkgöstermemiştir. Öğrencilerin yaşları ile okul tükenmişlik düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.Öğrencilerin genel okula yabancılaşma düzeyleri ile yaşları arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur.Publication Open Access PSİKOLOJİK DANIŞMAN ADAYLARININ MESLEĞE İLİŞKİN KİŞİSEL EĞİLİMLERİNİN İNCELENMESİ(2020) Korkut Owen, Fidan; Tuzgöl Dost, Meliha; Bahçeşehir Üniversitesi; Hacettepe ÜniversitesiBu çalışmanın amacı lisans düzeyindeki psikolojikdanışman adaylarının cinsiyetlerine, sınıflarına, psikolojikdanışma eğitimini seçme nedenlerine ve alanının nedenönemli olduğuna yönelik görüşlerine göre mesleğe ilişkinkişisel eğilimlerinin değişip değişmediğini ortayakoymaktır. Çalışmanın katılımcıları İç AnadoluBölgesi’ndeki büyük bir şehirde bulunan iki devletüniversitesindeki toplam 431 Rehberlik ve PsikolojikDanışmanlık programı öğrencisidir. Veriler Mesleğeİlişkin Kişisel Eğilimleri Değerlendirme Ölçeği ve KişiselBilgi Formu ile toplanmıştır. Ölçekten toplam puan ve altıalt boyuta ilişkin (farklıklara saygı, kişilerarası ilişkilerdeözen, insanlara ve yardım etmeye yönelik olma, yaşamakarşı olumlu tavır, kendinin farkında olma ve yeniliklereaçık olma) puanlar alınabilmektedir. Elde edilen bulgularagöre, kadın psikolojik danışman adaylarının mesleğeilişkin kişisel eğilimlerinin erkek psikolojik danışmanadaylarına göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Dörtyıllık eğitimle mesleğe ilişkin kişisel eğilimlerde olandeğişiklikler değerlendirildiğinde psikolojik danışmanadaylarının kişilerarası ilişkilere özen ve kendinin farkındaolma özelliklerinde iyileşme eğilimi gözlenmiştir.Bulgular psikolojik danışma alanını planlayarak seçenlerinmesleğe ilişkin kişisel eğilimlerinin diğer nedenlerleseçenlere göre daha yüksek olduğunu göstermektedir.Psikolojik danışma alanını başkalarına yardımcı olduğuiçin önemli bulanların mesleğe ilişkin kişisel eğilimpuanları diğer görüşlerde olan gruplara göre daha yüksekbulunmuştur. Bulgular alanyazın ışığında tartışılmış vebazı öneriler sunulmuştur.Publication Open Access Anoreksiya Nervoza ve Tıkınırcasına Yeme Bozukluğunu Bir Yıl Ara ile Yaşamak, Olgu Sunumu(2020) Özlü, Tuğçe; Ergün, Can; Kenger, Emre Batuhan; Güven, Neris; Tümer, Huriye; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Tanımlanmamış KurumAmaç: Yeme bozukluklarındaki artışın kültürel değişim, artanbatılılaşma ve sanayileşme, aile ilişkilerinin zayıflaması vesosyal desteğin azalması ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.Yemekleri ödül olarak görmeye başlamak tıkınırcasına yemebozukluğunda (TYB) rol oynarken, anoreksiya nervozada(AN) ise besin ile korku ve kaygı ilişkilendirilmektedir.Olgu: 23 yaşındaki kadın hasta, bir yıl içerisinde önce ANardından TYB tanıları ile izlenmiş, psikofarmakolojik tedavi,bilişsel davranışçı terapi ve beslenme tedavisinin bir aradauygulandığı olgu sunulmuştur.Sonuç: Bu vakanın takdiminde bireylerdeki farklı duygudurumlarının yeme bozukluklarına olan etkisi, damgalanmakavramı, beslenme tedavisi ve yeme bozukluklarındapsikolojik tedavi yöntemlerinin önemi vurgulanmıştır.Publication Open Access Covid–19 Pandemisi Sırasında Uygulanan Sosyal İzolasyon Protokolünün Postoperatif Dönemdeki Bariatrik Cerrahi Hastalarının Egzersiz Düzeyi, Beslenme Alışkanlıkları, Metabolik Parametreleri ve Emosyonel Durumları Üzerine Etkileri(2020) Zengin, Abdullah Kağan; İn, Gözde; Taşkın, Halit Eren; Al, Muzaffer; İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa; Bahçeşehir Üniversitesi; İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa; Yakın Doğu ÜniversitesiGİRİŞ ve AMAÇ: 2020 yılının ilk aylarından itibaren etkinliği her geçen gün daha da artan covid-19 pandemisi dünya genelinde kronik hastalıklarda dahil olmak üzere bütün diğer hastalıklara yönelik yapılan sağlık hizmetlerinin kısıtlanmasına ve sağlık kaynaklarının pandemiye yöneltilmesine sebebiyet vermiştir. Bu nedenle obezite ve yandaş hastalıkların tedavisi ve hasta takibinde ciddi problemler yaşanmaktadır. Bu dönem ve hemen sonrasındaki normalleşme döneminde hastaların tekrar kilo almamaları, egzersiz ve diyet protokollerinin takibi ve emosyonel durumlarının belirlenmesi ve sorunlarının çözümü son derece önemlidir. Bu çalışmada pandeminin neden olduğu stresin ve hareket kısıtlamasının bariatrik cerrahi geçiren 1 yıllık takip hastalarının, yaşadıkları sosyal, davranışsal ve emosyonel durumların ortaya konulması ve bu dönemde uyguladıkları egzersiz protokollerinin ve beslenme alışkanlıklarının metabolik durumları üzerine etkilerinin belirlenmesi hedeflenmiştir.YÖNTEM ve GEREÇLER: İ.Ü.C. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında Roux-en-Y gastrik bypass (n = 15) ve Sleeve gastrektomi (n = 20) geçiren, iki farklı egzersiz programı uygulanan (Kombine egzersiz (Aerobik+progresif dirençli egzersiz) ve Aerobik egzersiz) 35 takip hastanın pandemi öncesi ve başlangıcından itibaren 8 hafta sonrasında ki takip verileri online tıp uygulamaları ve e-posta ile gönderilen anketlersonucunda incelendi ve istatistiksel olarak farklılıklar ortaya konuldu.BULGULAR: Erken dönem sonuçlarımız değerlendirildiğinde, covid-19 pandemisi sırasında yaşanan sosyal izolasyon önlemleri hem bariatrik cerrahi geçiren hastaların fazla kalori almalarına neden olmuş hem de beslenme alışklanlıklarında ve emosyonel durumlarında köklü değişimlere neden olmuştur.TARTIŞMA ve SONUÇ: İleride gerçekleşmesi muhtemel yeme bozukluklarının ve bunun neticesinde kilo alımının önlenmesi için online tıp uygulamalarının etkin şekilde kullanımı umut vericidir. Çalışmamız pandemi döneminde bu uygulamanın hasta takibi ve egzersiz protokollerinin uygulanması açısından yararlı olduğunu göstermiştir.
