Araştırma Çıktıları | WoS | Scopus | TR-Dizin | PubMed

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.14719/1741

Browse

Search Results

Now showing 1 - 8 of 8
  • PublicationOpen Access
    The Effects of Corticosteroid Injection in the Healthy and Damaged Achilles Tendon Model: Histopathological and Biomechanical Experimental Study in Rats
    (2020) Yücel, İstemi; Öztürk, Turhan Beyza; Karahan, Nazım; Orak, Mehmet Müfit; Midi, Ahmet; Arslan, İlyas; T.C. Sağlık Bakanlığı; Tanımlanmamış Kurum; T.C. Sağlık Bakanlığı; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; T.C. Sağlık Bakanlığı
    Objective: To show the effects of corticosteroids on inflammatory reactions in the injured Achilles tendon in rats.Material and Method: Thirty-two adult Wistar Albino rats were used in the study. The rats were divided into 4 groups. In the first group (IntactSaline), saline solution was injected to the intact Achilles tendon. In the second group (Intact Corticosteroid), corticosteroid was injected tothe intact tendon. In the third group (Injured Saline), saline solution was injected to the injured Achilles tendon. In the fourth group (InjuredCorticosteroid), corticosteroid was injected to the injured tendon. All groups were sacrificed on day 30 and Achilles tendons were taken andprepared for histological and biomechanical evaluation.Results: According to the biomechanical test, mean load-to-failure of the Intact Saline group was significantly lower than the Intact Corticosteroid(p=0.016), Injured Saline (p=0.001) and Injured Corticosteroid) (p=0.012) groups. According to the histopathological evaluation, tenocytemean of the Intact Saline group was statistically lower than the Injured Saline and Injured Corticosteroid groups. Tenocyte mean of the IntactCorticosteroid group was statistically significantly lower than the Injured Saline and Injured Corticosteroid groups. The ground substancemean of the Intact Saline group was significantly lower than the Injured Saline and Injured Corticosteroid groups. The ground substance meanof the Intact Corticosteroid group was significantly lower than the Injured Saline and Injured Corticosteroid groups. There was no statisticallysignificant difference between the groups in terms of calcification.Conclusion: It has been found that there is biomechanical and histopathological significant benefit of intra-tendon corticosteroid administrationin the experimentally generated Achilles tendon injury model.
  • PublicationOpen Access
    Histological Comparison of Nanocomposite Multilayer Biomimetic Scaffold, A Chondral Scaffold, and Microfracture Technique to Repair Experimental Osteochondral Defects in Rats
    (2020) Karaduman, Zekeriya Okan; Solak, Kazım; Yücel, İstemi; Arda, Sena; Orak, Mehmet Müfit; Midi, Ahmet; Düzce Üniversitesi; T.C. Sağlık Bakanlığı; T.C. Sağlık Bakanlığı; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi
    Objective: We used biomimetic scaffolds, chondral scaffolds, and microfractures to repair experimentally created osteochondral defects in rat knees and then compared the results of each method.Materials and Methods: We used a total of 56 female Wistar albino rats. The rats were grouped into 4 groups, with 14 rats each: biomimetic scaffold, chondral scaffold, microfracture, and control groups. Cylindrical full-thickness osteochondral defects 2.5 mm in diameter and 2 mm in depth were drilled into the right knees with the rats under general anesthesia. The knees of all rats were operated again after 4 weeks. Biomimetic and chondral scaffolds were classified into two groups. Microfractures 0.5 mm in diameter and 0.8 mm in depth were created in the rats of the microfracture group. The control group received no treatment. All the rats were observed for 6 weeks and then sacrificed, with samples subjected to macroscopic and histopathological examinations.Results: The macroscopic and histopathological results in the biomimetic scaffold group differed significantly from those of the other treatment groups (p<0.05). When we compared the 3 treatment groups, the results of the chondral scaffold group were better than those of the microfracture group. The results of the microfracture group were somewhat better than those of the control group, but the result was not statistically significant (p>0.05).Conclusions: Nanocomposite multilayer biomimetic scaffolds were better than chondral scaffolds and microfractures when used to treat osteochondral defects.
  • PublicationOpen Access
    Algan hemostatik ajan’ın sıçan kuyruk kanama modelinde kanama zamanı üzerine etkisi
    (2020) Ekici, Hüsamettin; Totuk Gedar, Özgün Melike; Midi, Ahmet; Kumandaş, Ali; Emre Aydıngöz, Selda; Güzel, Şevket Ergun; Çağatay Yılmaz, Enis; Kırdan, Taylan; Kırıkkale Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Kırıkkale Üniversitesi; Başkent Üniversitesi; T.C. Sağlık Bakanlığı; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi
    AMAÇ: Algan hemostatik ajan (AHA), hemostatik etkinliği bilinen Achillea millefolium, Juglans regia, Lycopodium clavatum, Rubus caesius ya da Rubis fruciosus, Viscum album ve Vitis viniferea’yı standardize miktarda içeren bir bitki ekstresidir. Bu çalışmada AHA’nın sıçan kuyruk kanama modelinde kanama zamanı üzerine etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.GEREÇ VE YÖNTEM: Kırk sekiz Sprague Dawley sıçan (5–7 haftalık, 180–210 g), altı çalışma grubuna rastgele ve eşit sayıda randomize edildi. Çalışma grupları şunlardır: Heparin + salin (heparinize kontrol), heparin + AHA ile ıslatılmış sünger, heparin + sıvı AHA, salin (heparinize olmayan kontrol), AHA ile ıslatılmış sünger, sıvı AHA. Heparinize gruptaki sıçanlara üç gün boyunca günde üç kez intraperitoneal heparin (640 IU/kg) uygu-landı. Kanama modeli oluşturmak için sıçanların kuyrukları kesildi. Çalışma grubuna göre kanama bölgesine salin ile ıslatılmış sünger, AHA ile ıslatılmış sünger ya da sıvı AHA uygulandı. Salin ya da AHA ile ıslatılmış sünger uygulanan gruplarda, kanamanın durumu her 10 saniyede bir kontrol edildi. Kanama 40 saniye sonra hala durmamış ise uygulanan tedavi başarısız kabul edildi. Sıvı AHA uygulanan grupta, kanama süresi kuyruk kesilmesinden kanama durana kadar geçen süre olarak tanımlandı ve kronometre ile ölçüldü.BULGULAR: Heparin uygulanan ve uygulanmayan kontrol gruplarında kanama süresi 40 saniyenin üzerinde kaydedildi. Kanama bölgesine AHA ile ıslatılmış sünger uygulanan heparinize olan ve olmayan sıçanlarda ise kanama süresi anlamlı olarak kısalarak 20 saniyenin altına düştü (her iki grup için de p<0.001). Sıvı AHA uygulanan heparinize olan ve olmayan sıçanlarda kanama süresi sırasıyla 5.0±1.2 saniye ve 8.0±1.3 saniye olarak ölçüldü.TARTIŞMA: AHA, sıçan kuyruk kanama msodelinde yüksek etkinliğe sahip bir hemostatik ajandır. Cerrahi girişimlerde ve acil durumlarda kanama kontrolü sağlanması için kullanılabilecek bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilir.
  • PublicationOpen Access
    The Effect of Algan Hemostatic Agent (AHA) on Wound Healing
    (2020) Şen, Ali; Midi, Ahmet; Bingöl Özakpınar, Özlem; Şekerler, Turgut; Aksoy, Halil; Şener, Azize; Akakın, Dilek; Özcan, Gül Sinemcan; Şimşek, Ahmet Kaan; Güzel, Şevket Ergun; Marmara Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Marmara Üniversitesi; Marmara Üniversitesi; Marmara Üniversitesi; Marmara Üniversitesi; Marmara Üniversitesi; Marmara Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; T.C. Sağlık Bakanlığı
    Objective: The Algan Hemostatic Agent (AHA) is a novel herbal originated blood stopper. The aim of this study is to investigate the effect of AHA on wound healing on excisional wound model in rats. Methods: In this study, 54 adult Wistar albino rats were used. Rats were divided into 3 groups (saline, Madecassol® and AHA). Each group was then divided into 3 subgroups as the 3rd, 7th and 14th days. Two wounds were created in the dorsal thoracic region of the rats. One of the lesions was used for histopathological examinations and the other for hydroxyproline measurement. In order to evaluate the wound healing, wound area were measured during the whole treatment period and animals were sacrificed at the end of the 3rd, 7th and 14th days and tissue samples were taken for the determination of hydroxyproline levels. Results: AHA treatment did not cause significant difference in hydroxyproline level on days 3, 7, 14. The contraction percentage of wound area was higher in the AHA group on day 7 than that of the control group. However, the difference was not statistically significant (p>0.05). On days 3 and 14, no significant difference was detected in the contraction percentage of wound area between the control and the AHA groups. AHA and Madecassol® results of epidermis regeneration on the 14th day, neutrophil infiltration on the 7th day and edema on the 3rd, 7th and 14th days were different in terms of histopathological parameters compared to the control group. Conclusion: Despite good histological findings, AHA did not significantly accelerate wound healing, but did not adversely affect wound healing as well.
  • PublicationOpen Access
    Algan Hemostatik Ajanın Kanama Kontrolündeki Etkinliği: Deneysel Bir Böbrek İnsizyon Modeli
    (2021) Kumandaş, Ali; Midi, Ahmet; Ekici, Hüsamettin; Kılıç, Yusuf; Özgöçmen, Ruçhan; Kırıkkale Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Kırıkkale Üniversitesi; Sağlık Bilimleri Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi
    Amaç: Çalışmanın amacı Algan kanama durdurucu ajanın böbrek insizyon rat modelinde etkinliğini araştırmaktır. Yöntemler: Çalışma 5-7 haftalık otuz iki sıçan ile yapıldı. Sıçanlar rastgele her biri sekiz sıçandan oluşan 4 gruba ayrıldı (Grup 1: heparinize salin, 2: heparinize AHA, 3: non-heparinize salin, 4: non-heparinize AHA). Deneysel böbrek insizyonu yapıldı ve kontrol grubuna salin emdirilmiş spanç, çalışma grubuna AHA uygulandı. Bulgular: AHA grubunda kanama süresi kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha kısaydı. AHA, heparinize ve heparinize olmayan gruplarda kanamayı sırasıyla 5±1,19 ve 3±0,91 saniyede kontrol etmiştir. Kontrol grubunda heparinize ve heparinize olmayan grupta kanama sırasıyla 180,6±25,4 ve 125,4±21 saniyede kontrol edildi. Sonuç: Bu çalışma, AHA’nın sıçan parsiyel nefrektomi modelinde kanamayı kontrol etmede faydalı olduğunu göstermiştir.
  • PublicationOpen Access
    Ratlarda Kolon Anastomozunda Bakteriyel Selüloz Örtüsünün Kaçak Önleyici Etkisi
    (2021) Midi, Ahmet; Binnetoğlu, Kenan; Bahçeşehir Üniversitesi; Kafkas Üniversitesi
    Cerrahi uygulamalarda mide barsak sistemin işlevselliği için anastomozlar cerrahlar tarafından sık olarak tercih edilmektedir. Bunun yanı sıra anastomoz kaçakları yüksek mortalite ve morbiditeye neden olan en ciddi komplikasyonlardan biri olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada biyolojik yara iyileştirici olarak artan şekilde popülerliğe sahip olan bakteriyel selüloz, kolon anastomozu sonrası kaçağı önleyici olarak kullanılmıştır. Özellikle cerrahi müdahalelerde sıklıkla tercih edilen bakteriyel selülozun kolon kaçağı üzerine koruyucu etkileri bu çalışmada araştırılmıştır. Materyal ve metot, Yaptığımız bu çalışmada deney hayvanı olarak 20 adet Spraque-Dawley cinsi rat kullanılmıştır. Kontrol grubunda 10 adet deney hayvanına primer anastomoz uygulaması yapılmıştır. Deney grubunda ise 10 adet deney hayvanına primer anastomoz uygulaması yapılarak sütur hattına bakteriyel selüloz örtüsü serilmiştir. Anastomoz uygulamasından 7 gün sonra anastomoz patlama basıncı ölçülerek histopatolojik analizler yapılmıştır. Çalışmamızın sonuçlarına göre bakteriyel selüloz uygulamasının patlama basıncını arttırdığı görülmüştür. Diğer yandan histopatolojik analiz sonuçlarına göre ise bakteriyel selüloz grubunda fibroblast yoğunluğunun, eizinofil yoğunluğunun ve kollojen yoğunluğunun önemli derecede arttığı görülmüştür. Sonuç olarak bakteriyel selülozun mekanik ve histolojik olarak yara iyileştirmesinin hızlandırdığı gösterilmiştir. Bakteriyel selülozun anastomoz sonrası kolon kaçağını önlemek amacı ile biyolojik özellikte fiziksel bir bariyer olarak kullanılabileceği bizim çalışmamızda ortaya konmuştur. Buna ilaveten çalışmamız bakteriyel selülozun anastomoz kaçağını engelleyici etkisi ile ilgili yapılacak olan ileri klinik araştırmalara ışık tutarak, yakın zamanda bakteriyel selüozun bu amaçla klinik kullanıma girebileceğini düşünmekteyiz.
  • PublicationOpen Access
    Ratlarda Femoral Arter Kanama Modelinde Bitki Bazlı Algan Hemostatik Ajanın Etkinliğinin Araştırılması
    (2022) Yeşialda, Erdem; Özbaykuş, Abdullah Canberk ; Kumandaş, Ali; Midi, Ahmet; Ekici, Hüsamettin; Balık, Mehmet Sabri; Dizdaroğlu, Hazal ; YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ; BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ; KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ; BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ; KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ; RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ; BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, sıçanlarda femoral arter insizyon modelinde üç farklı fiziksel formda (sıvı, toz ve spança emdirilmiş) bulunan Algan Hemostatik Ajanın (AHA) etkinliğini değerlendirmektir. Yöntemler: Çalışmada toplam 64 adet 5-7 haftalık rat kullanıldı. Ratlar rastgele olarak her biri sekiz rattan oluşan 4 gruba (4 grup heparinize ve 4 grup nonheparinize) ayrıldı. Deneysel femoral arter insizyonu oluşturuldu. Kontrol olarak serum fizyolojik emdirilmiş spanç uygulandı. Deney gruplarına AHA sıvısı, AHA tozu ve AHA sıvısı emdirilmiş spanç formları uygulandı. Bulgular: Kanama bölgelerine uygulanan tüm AHA formları kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha kısa sürede kanamayı durdurdu (p<0.05). Buna karşılık, kontrol grubunda kanama 4 dakika içinde kontrol edilemedi. En iyi sonuç AHA toz formundaydı ve heparinize olmayan grupta kanamayı birinci dakikada %87,5 ve ikinci dakikada %12,5 oranında kontrol edebildi. Heparinize grupta AHA toz formu birinci dakikada %62,5, ikinci dakikada ise %37,5 oranında kanamayı kontrol edebildi. Sonuç: Bu çalışma, AHA'nın kanama kontrolünde oldukça etkili ve umut verici bir hemostatik ajan olduğunu göstermektedir.
  • PublicationOpen Access
    Fokal kondral defektlerin mikro kırık tedavisinde sentetik peptit, trombositten zengin plazma ve hyaluronik asidin tek başına veya kombinasyon halinde karşılaştırmalı etkinliği
    (2024) Yılmaz, Barış; Akpolat, Ahmet Onur; Midi, Ahmet; Pepele Kurdal, Demet; Akgün, Erkan; Sağlık Bilimleri Üniversitesi; Sağlık Bilimleri Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Sağlık Bilimleri Üniversitesi; T.C. Sağlık Bakanlığı
    Amaç: Daha önceki sınırlı çalışmalarda, fokal kondral defektlerin mikrokırık (MF) tedavisini güçlendirmek için tek başına veya kombinasyon halinde kullanılan adjuvanların etkinliği değerlendirilmiş olsa da, sentetik peptidin (SP) diğer adjuvanlar olan plazma zengin protein (PRP), hyaluronik asit (HA) ve bunların kombinasyonlarıyla sonuçlarını karşılaştıran bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada fokal kondral defektlerde MF tedavisinin etkinliğinin adjuvanların tek başına veya kombinasyon halinde kullanılmasıyla etkilenip etkilenmediğini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya 36 sıçan dahil edilmiştir. Grup 1’e yalnızca MF uygulandı, Grup 2’ye MF sonrası PRP, Grup 3’e MF sonrası HA, Grup 4’e MF sonrası SP, Grup 5’e MF sonrası SP ve PRP kombinasyonu ve Grup 6’ya MF sonrası SP ve HA kombinasyonu uygulandı. Sıçanların dizleri, Uluslararası Kıkırdak Onarım Derneği (ICRS) Kıkırdak Onarım Değerlendirmesi 1 (ICRS-1) ve 2 (ICRS-2) kriterlerine göre değerlendirildi. Bulgular: Grup 1'de medyan ICRS-1 ve ICRS-2 skorları diğer gruplara göre daha düşüktü, Grup 2 ve Grup 4'te ise bu skorlar benzer olup diğer gruplara kıyasla daha yüksekti. Ayrıca, Grup 5 ve Grup 6'daki bu skorlar benzerdi, ancak Grup 3'e kıyasla daha düşüktü (ICRS-1 skorları için: Grup 1: 1 vs. Grup 2: 12 vs. Grup 3: 9 vs. Grup 4: 11 vs. Grup 5: 7 vs. Grup 6: 7, p < 0,001, ICRS-2 skorları için, Grup 1: 0 vs. Grup 2: 85 vs. Grup 3: 70 vs. Grup 4: 80 vs. Grup 5: 45 vs. Grup 6: 45, p < 0,001). Sonuç: Fokal kondral defektlerin MF tedavisinde SP, PRP ve HA enjeksiyonlarının makroskopik ve histopatolojik bulgulara dayalı olarak yararlı bir adjuvan etkisi vardır. Ancak, bu adjuvanların kombinasyonları, tek başına kullanımlarına göre daha az fayda sağlamaktadır.