Araştırma Çıktıları | WoS | Scopus | TR-Dizin | PubMed
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.14719/1741
Browse
64 results
Search Results
Publication Open Access Örgütsel Sinizmin Örgütsel Bağlılık Üzerine Etkisinin İncelenmesi: Hekimlere Yönelik Bir Araştırma(2020) Koçoğlu Sazkaya, Merve; Terzi, Cansu; Marmara Üniversitesi; Bahçeşehir ÜniversitesiBu araştırmanın literatür bölümünde örgütsel sinizm ve örgütsel bağlılık kavramları, boyutları ve sonuçları konularıele alınmıştır. Örgütsel sinizmin örgütsel bağlılık üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılan bu çalışma İstanbul’dakamu ve özel hastanelerde çalışan 436 doktor üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucuna göre hekimlerinörgütsel sinizm algılarının örgütsel bağlılık üzerinde negatif yönlü etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu etkinin alt boyutlarıincelendiğinde de örgütsel sinizmin örgütsel bağlılığın alt boyutları olan duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı venormatif bağlılık üzerinde negatif yönlü etkisi olduğu tespit edilmiştir.Publication Open Access Anne tutumlarına yönelik psikoeğitimin çocukluk çağı obsesif kompulsif bozukluk semptomlarına etkisi(2020) Akıncı, Ecem; Mortan Sevi, Oya; T.C. Millî Eğitim Bakanlığı; Bahçeşehir ÜniversitesiAmaç: Çalışmanın öncelikli amacı Türk popülasyonunda anne tutumları ve çocukluk çağı eşik altı OKB belirtileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada, anne tutumları ile ilgili 8 seanslık psiko-eğitim çalışmasının etkililiğinin de incelenmesi amaçlamıştır. Yöntem: Örneklem, 8-10 yaş grubu çocuklar ve onların anneleri olmak üzere 97 çocuk-anne çiftinden oluşmuştur. Aile Hayatı Çocuk Yetiştirme Tutum Ölçeği, Leyton Obsesyon EnvanteriÇocuk Formu, Durumluk/Sürekli Kaygı Envanteri-Çocuk Formu ve Çocuklar için Depresyon Ölçeği ölçüm araçları olarak kullanılmıştır. İlk ölçümlerin ardından, 15 anne seçkisiz atama yöntemi ile psiko-eğitim (n=8) ve bekleme listesi-kontrol gruplarına (n=7) atanmıştır. Bulgular: Evlilik çatışması ve OKB semptomlarının şiddeti, OKB semptomları, ve sürekli kaygı semptomları, arasında pozitif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (sırasıyla, r=.23, r=.24 ve r=.24). Otoriter tutum ise sürekli kaygı belirtileri ile pozitif yönde anlamlı biçimde ilişkilidir (r=.25). Bulgular ayrıca, annelerin negatif tutumlarında (Z=-2.201, p=.028) istatistiksel olarak anlamlı değişim görüldüğünü ve son test ölçümlerinde anlamlı düzeyde azalmanın olduğunu göstermektedir. Psiko-eğitim sonrası OKB semptomları (Z=-2.366, p=.018) ve semptomların şiddetinde (Z=-2.371, p=.018) anlamlı değişim saptanmıştır. Sonuç: Evlilik çatışması, eşik altı OKB semptomlarıyla anlamlı derecede ilişkilidir. Evlilik çatışması ve otoriter tutum, sürekli kaygı belirtileriyle anlamlı derecede ilişkilidir. 8 haftalık psikoeğitim programının hem annelerin olumsuz tutumlarını hem de çocuklarda görülen eşik altı OKB semptomlarını azaltıcı etki gösterdiğini saptanmıştırPublication Open Access Problemli İnternet ve Akıllı Telefon Kullanımıyla İlişkili Psikolojik Etmenler(2020) Doğruyol, Burak; Aka Türküler, B.; Kalecik, Sezen; Altınbaş Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Tanımlanmamış KurumGünümüzde internet ve akıllı telefon kullanımı hayatımızın önemli bir parçası haline gelmiştir. İnternet ve akıllı telefon kullanımının olumlu tarafları olduğu kadar, bazı olumsuz tarafları da bulunmaktadır. Bu olumsuzluklar, literatürde internet ve akıllı telefon kullanımı olmak üzere iki ayrı başlık altında ve davranışsal bağımlılık bağlamında ele alınmıştır. Literatüre paralel olarak bu çalışmada, problemli internet ve akıllı telefon kullanımı ile farklı bağımlılık türleriyle bağlantılı olduğu gösterilen psikolojik etmenler arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Özellikle, duygu düzenleme, öz denetim, depresyon ve sosyal kaygı semptomları ve yenilik arayışının problemli internet ve akıllı telefon kullanımını yordayacağı düşünülmüştür. Çalışmaya 18 ile 66 yaş arasında (Ort. = 28.86, SS=9.72) 337 yetişkin katılmıştır. Sonuçlar, depresyon ve sosyal kaygı semptomları ile düşük öz denetimin problemli internet ve akıllı telefon kullanımını yordadığını, yenilik arayışının ise sadece problemli akıllı telefon kullanımını yordadığını göstermiştir. Bulgular ilgili yazın ışığında tartışılmış ve ileride yapılabilecek çalışmalar için öneride bulunulmuştur.Publication Open Access Çocukluk çağı travmaları ve bağlanma boyutları klinik olmayan örneklemdeki psikotik benzeri yaşantıları yordayabilir mi?(2020) Mortan Sevi, Oya; Ustamehmetoğlu, Feyzan; Bahçeşehir Üniversitesi; Bahçeşehir ÜniversitesiPsikoz benzeri yaşantılar toplumun sağlıklı kesiminde oldukça yaygındır ve klinik olarak tanı alınmadan da görülebilmektedir. Birçok araştırma psikotik benzeri yaşantıların çocukluk çağı travması veya bağlanma boyutları ile olan ilişkisini vurgulamıştır. Bu araştırmanın amacı çocukluk çağı travmasının beş alt boyutu (duygusal istismar, fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal ihmal ve fiziksel ihmal) ve bağlanmanın iki boyutu (benlik ve başkaları modeli) ile psikotik benzeri yaşantılarının üç alt boyutu (pozitif, negatif ve depresif) arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Ölçme araçları olarak Toplumda Psişik Yaşantılar Ölçeği, Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği ve İlişkiler Ölçeği kullanılmıştır. Çocukluk çağı travmasının ve bağlanma boyutlarının psikotik benzeri yaşantıları anlamlı şekilde yordayabileceği varsayılmıştır. Örneklem, 17-65 yaş arasında toplam 412 katılımcıdan oluşmaktadır. Çalışmanın sonuçları çocukluk travma puanları yüksek olan ve bağlanma boyutlarında (benlik ve başkaları modeli) düşük puan alan bireylerin psikotik benzeri yaşantı puanlarının yüksek olduğunu işaret etmektedir. Ayrıca yüksek duygusal istismar puanları ile bağlanma boyutlarında (benlik ve başkaları modeli) alınan düşük puanlar yüksek psikotik benzeri yaşantı puanlarını açıklayabilmektedir. Bulunan sonuçlar, önceki araştırmalar ışığında tartışılmış ve gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.Publication Open Access Kariyer Uyumu ve İyimserliğini Arttırmada Kariyer Yelkenlisi Modeline Dayalı Psiko-Eğitim Programının Etkililiği(2020) Demirtaş-Zorbaz, Selen; Mutlu, Tansu; Korkut Owen, Fidan; Arıcı Şahin, Fatma; Ankara Üniversitesi; Ankara Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; Kastamonu ÜniversitesiAraştırmanın amacı Kariyer Yelkenlisi Modeli’ne dayalı olarak hazırlanan psiko-eğitim programının (KYMPP) işe geçişaşamasında olan üniversite öğrencilerinin kariyer uyumu ve iyimserliği üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanınçalışma grubu deney (n = 9), plasebo (n = 7) ve kontrol grupları (n = 10) toplam 26 üniversite öğrencisinden oluşmuş ve öntest son-test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubuna beş haftalık KYMPP uygulanmıştır. Plasebo grubundakikatılımcılarla beş haftalık zaman kullanımıyla ilgili etkinliklerden oluşan bir program gerçekleştirilmiş, kontrol grubuna iseherhangi bir işlem yapılmamıştır. Elde edilen sonuçlar uygulanan KYMPP’nin, deney grubundaki iş arama aşamasındakigençlerin kariyer uyumu ve iyimserlik düzeylerini arttırdığını göstermektedir. Bu bulguya göre KYMPP benzeri psikoeğitselprogramların işe geçiş aşamasındaki bireyler için yaygınlaştırılmasına yönelik çeşitli paydaşlara önerilerde bulunulmuştur.Publication Open Access Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Tükenmişlik ve Yabancılaşma Düzeylerinin Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi(2020) Balaban Dağal, Asude; Cengiz, Özge; Önder, Alev; Marmara Üniversitesi; Marmara Üniversitesi; Bahçeşehir ÜniversitesiBu araştırmada Okul Öncesi Eğitimi bölümünde öğrenim görmekte olan son sınıf öğrencilerin okul tükenmişliği ve okulayabancılaşma düzeylerini incelemek amaçlanmıştır. Örneklemi Okul Öncesi Eğitimi bölümünde öğrenim görmekte olan 300 öğrencioluşturmaktadır. Araştırmada veriler “Kişisel Bilgi Formu”, “Öğrenci Yabancılaşma Ölçeği” ve “Maslach Tükenmişlik EnvanteriÖğrenci Formu” kullanılarak elde edilmiştir. Son sınıftaki okul öncesi öğretmen adayları “orta” düzeyde okul tükenmişliği ve okulayabancılaşma yaşamaktadır. Sonuçlara bakıldığında, devlet üniversitelerinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin özelüniversitelerdekilere göre daha yüksek düzeyde duyarsızlaşma ve tükenme yaşadıkları görülmüştür. Öğrencilerin okulayabancılaşma düzeyleri üniversite türüne göre farklılık göstermemektedir. Mezun olunan lise türü değişkenine ait sonuçlarAnadolu öğretmen lisesi mezunlarının genel lise ve meslek lisesi mezunlarına göre daha fazla tükenmiş olduklarını, Anadolu lisesimezunlarının genel lise mezunlarına göre daha fazla yabancılaşmış olduklarını göstermektedir. Ayrıca Anadolu öğretmen lisesi veAnadolu lisesi mezunu öğrencilerin yabancılaşmanın alt boyutu olan anlamsızlık düzeyleri genel lise mezunlarına göre daha yüksekbulunmuştur. Eğitim alınan üniversite sayısına göre öğrencilerin okul tükenmişliği ve okula yabancılaşma düzeyleri farklılıkgöstermemiştir. Öğrencilerin yaşları ile okul tükenmişlik düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.Öğrencilerin genel okula yabancılaşma düzeyleri ile yaşları arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur.Publication Open Access PSİKOLOJİK DANIŞMAN ADAYLARININ MESLEĞE İLİŞKİN KİŞİSEL EĞİLİMLERİNİN İNCELENMESİ(2020) Korkut Owen, Fidan; Tuzgöl Dost, Meliha; Bahçeşehir Üniversitesi; Hacettepe ÜniversitesiBu çalışmanın amacı lisans düzeyindeki psikolojikdanışman adaylarının cinsiyetlerine, sınıflarına, psikolojikdanışma eğitimini seçme nedenlerine ve alanının nedenönemli olduğuna yönelik görüşlerine göre mesleğe ilişkinkişisel eğilimlerinin değişip değişmediğini ortayakoymaktır. Çalışmanın katılımcıları İç AnadoluBölgesi’ndeki büyük bir şehirde bulunan iki devletüniversitesindeki toplam 431 Rehberlik ve PsikolojikDanışmanlık programı öğrencisidir. Veriler Mesleğeİlişkin Kişisel Eğilimleri Değerlendirme Ölçeği ve KişiselBilgi Formu ile toplanmıştır. Ölçekten toplam puan ve altıalt boyuta ilişkin (farklıklara saygı, kişilerarası ilişkilerdeözen, insanlara ve yardım etmeye yönelik olma, yaşamakarşı olumlu tavır, kendinin farkında olma ve yeniliklereaçık olma) puanlar alınabilmektedir. Elde edilen bulgularagöre, kadın psikolojik danışman adaylarının mesleğeilişkin kişisel eğilimlerinin erkek psikolojik danışmanadaylarına göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Dörtyıllık eğitimle mesleğe ilişkin kişisel eğilimlerde olandeğişiklikler değerlendirildiğinde psikolojik danışmanadaylarının kişilerarası ilişkilere özen ve kendinin farkındaolma özelliklerinde iyileşme eğilimi gözlenmiştir.Bulgular psikolojik danışma alanını planlayarak seçenlerinmesleğe ilişkin kişisel eğilimlerinin diğer nedenlerleseçenlere göre daha yüksek olduğunu göstermektedir.Psikolojik danışma alanını başkalarına yardımcı olduğuiçin önemli bulanların mesleğe ilişkin kişisel eğilimpuanları diğer görüşlerde olan gruplara göre daha yüksekbulunmuştur. Bulgular alanyazın ışığında tartışılmış vebazı öneriler sunulmuştur.Publication Open Access Covid–19 Pandemisi Sırasında Uygulanan Sosyal İzolasyon Protokolünün Postoperatif Dönemdeki Bariatrik Cerrahi Hastalarının Egzersiz Düzeyi, Beslenme Alışkanlıkları, Metabolik Parametreleri ve Emosyonel Durumları Üzerine Etkileri(2020) Zengin, Abdullah Kağan; İn, Gözde; Taşkın, Halit Eren; Al, Muzaffer; İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa; Bahçeşehir Üniversitesi; İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa; Yakın Doğu ÜniversitesiGİRİŞ ve AMAÇ: 2020 yılının ilk aylarından itibaren etkinliği her geçen gün daha da artan covid-19 pandemisi dünya genelinde kronik hastalıklarda dahil olmak üzere bütün diğer hastalıklara yönelik yapılan sağlık hizmetlerinin kısıtlanmasına ve sağlık kaynaklarının pandemiye yöneltilmesine sebebiyet vermiştir. Bu nedenle obezite ve yandaş hastalıkların tedavisi ve hasta takibinde ciddi problemler yaşanmaktadır. Bu dönem ve hemen sonrasındaki normalleşme döneminde hastaların tekrar kilo almamaları, egzersiz ve diyet protokollerinin takibi ve emosyonel durumlarının belirlenmesi ve sorunlarının çözümü son derece önemlidir. Bu çalışmada pandeminin neden olduğu stresin ve hareket kısıtlamasının bariatrik cerrahi geçiren 1 yıllık takip hastalarının, yaşadıkları sosyal, davranışsal ve emosyonel durumların ortaya konulması ve bu dönemde uyguladıkları egzersiz protokollerinin ve beslenme alışkanlıklarının metabolik durumları üzerine etkilerinin belirlenmesi hedeflenmiştir.YÖNTEM ve GEREÇLER: İ.Ü.C. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında Roux-en-Y gastrik bypass (n = 15) ve Sleeve gastrektomi (n = 20) geçiren, iki farklı egzersiz programı uygulanan (Kombine egzersiz (Aerobik+progresif dirençli egzersiz) ve Aerobik egzersiz) 35 takip hastanın pandemi öncesi ve başlangıcından itibaren 8 hafta sonrasında ki takip verileri online tıp uygulamaları ve e-posta ile gönderilen anketlersonucunda incelendi ve istatistiksel olarak farklılıklar ortaya konuldu.BULGULAR: Erken dönem sonuçlarımız değerlendirildiğinde, covid-19 pandemisi sırasında yaşanan sosyal izolasyon önlemleri hem bariatrik cerrahi geçiren hastaların fazla kalori almalarına neden olmuş hem de beslenme alışklanlıklarında ve emosyonel durumlarında köklü değişimlere neden olmuştur.TARTIŞMA ve SONUÇ: İleride gerçekleşmesi muhtemel yeme bozukluklarının ve bunun neticesinde kilo alımının önlenmesi için online tıp uygulamalarının etkin şekilde kullanımı umut vericidir. Çalışmamız pandemi döneminde bu uygulamanın hasta takibi ve egzersiz protokollerinin uygulanması açısından yararlı olduğunu göstermiştir.Publication Open Access Lise Öğrencilerinin Siber Zorbalığa MaruzKalma Durumlarını Etkileyen Faktörler(2020) Akça Sümengen, Aylin; Akyüz, Aygül; Bahçeşehir Üniversitesi; İstanbul Demiroğlu Bilim ÜniversitesiAmaç: Bu çalışmada amaç, lise öğrencilerinin siber zorbalığa maruz kalma durumlarını, etkileyen faktörlerin ve siber zorbalığın etkilerinin incelenmesidir.Yöntem: Bu araştırma, İstanbul ili, Şişli ilçesinde bulunan, rastgele örneklem ile seçilmiş üç lisede okuyan, araştırmaya katılmaya gönüllü 516 öğrenci ile yürütülmüştür. Örneklem seçim yöntemine gidilmemiş, ulaşılabilen tüm öğrenciler çalışmaya dâhil edilmiştir. Okulların toplam öğrenci sayısına göre ulaşılabilme oranı %41.8 olarak hesaplanmıştır. Veriler, hazırlanan veri toplama formu, Siber Mağduriyet Ölçeği ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ile araştırmacı tarafından toplanmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Frekans ve yüzde dağılımları, tablolar hâlinde gösterilmiş, ölçekler arası korelasyon testi uygulanmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına giren 516 öğrencinin siber mağduriyet puan ortalamaları 27.40+4.15, benlik saygısı puan ortalamaları ise 21.11+5.81 olarak belirlenmiştir. Anne babası sağ olan, birlikte yaşayan öğrencilerin siber mağduriyet puan ortalamaları düşük, tanımadığı kişilerle mesajlaşan, cep telefonuna şifre koyan ve tanımadığı kişilerle görüntülü konuşma yapan öğrencilerin mağduriyet puanları ise diğerlerine göre daha yüksek olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin siber mağduriyet puanları ile benlik saygısı puanları arasında negatif yönde bir korelasyon olduğu görülmüştür (r = -0.136, p<.001).Sonuç: Ergenlerin ruh sağlıklarının korunması açısından, siber mağduriyete uğrayabilme riski yüksek, anne veya babası olmayan ya da ayrı olan öğrencilerin yakından gözlenmesi, tüm öğrencilere kendilerini bu saldırılardan koruyabilmeleri konusunda eğitim ve danışmanlık verilmesi önerilmektedir. Okul sağlığı hemşireleri bu görevi yerine getirecek uygun kişiler olabilirler.Publication Metadata only Üniversite Öğrencilerinin Eşcinsel Bireylere Yönelik Tutumları(2020) Funda BOZKURT; Fidan KORKUT OWEN; BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ; BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİBu çalışmada, üniversite öğrencilerinin eşcinsel bireylere yönelik tutumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, dini inanç düzeyi, eşcinsel bir tanıdığa sahip olup olmama ve tanıdık var ise tanışıklık düzeyi değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmaya katılan 419 lisans öğrencisine (298 kadın ve 121 erkek) eşcinsellere yönelik tutumları ölçmeye yönelik olarak geliştirilen Hudson ve Ricketts Homofobi Ölçeği ile Kişisel Bilgi Formu verilmiştir. Veriler SPSS 22.0 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçları, erkek öğrencilerinin kadın öğrencilerine, dini inanç seviyesi yüksek olan öğrencilerin dini inancı düşük olanlara göre eşcinsel bireylere yönelik daha olumsuz tutumlar beslediğini, eşcinsel bir tanıdığı olanların olmayanlara göre daha olumlu tutumlara sahip olduğunu ve tanışıklık düzeyi yakınlaştıkça tutumların daha olumlu olduğunu göstermiştir. Eşcinsellere yönelik tutumların sınıf düzeyine göre anlamlı bir farklılık göstermediği de elde edilen bulgulardandır. Araştırmadan elde edilen bulgular önceki çalışmaların ışığında tartışılmıştır. Ayrıca gelecek araştırmalara ilişkin öneriler sunulmuştur.
